

İngiltere basını, Euro Bölgesinin Yunanistana verilecek 130 milyar euroluk kurtarma paketi üzerinde uzlaşmasına ilişkin haber ve yorumlara geniş yer ayırıyor.
Financial Times gazetesi, Atinanın şart koşulan reformları uygulamaya başlamak için Şubat ayı sonuna dek, yani sadece dokuz gün süresi bulunduğunu yazıyor. Financial Times, sert koşulları ve bu koşulları yerine getirmek için verilen sürenin az olmasını, Atina ile troyka arasındaki karşılıklı güven eksikliğine bağlıyor.
Gazete, Yunanistanın bundan iki yıl önce 110 milyar euroluk ilk kurtarma paketini almak için verdiği sözleri yerine getirmediğini hatırlatıyor ve ekliyor: Yunan maliye bakanı Venizelosun iyimser açıklamalarına rağmen, bir çok ekonomi uzmanı anlaşmanın Yunanistanın iflasını önleyip önlemediğini sorguladı.
Guardian gazetesi de Euro Bölgesinin erimesi durduruldu belki ama bedelini Yunanlılar ödeyecek, yorumunu yapıyor ve şöyle devam ediyor: Kurtarma paketi aslında tüm tarafları sıkıntıya sokacak: Hem Yunanlıları, hem Yunanistandaki özel sektörü hem de Avrupa Merkez Bankası gibi borç verenleri. Guardian ayrıca Avrupalı politikacıların olumlu karşıladıkları anlaşmanın Yunan vatandaşının kemer sıkma önlemleri altında beş yıl daha geçirecek olması anlamına geldiğini vurguluyor.
Independent gazetesinin baş yazısının başlığı "Bu, Euro Bölgesindeki satranç oyununda bir hamle, sadece." Hayati önem taşıyan bir noktanın eksik olduğunun belirtildiği makalede, Yunanistanın resesyonda beşinci yılını geçirmekte olduğuna dikkat çekiliyor:
"Yunan ekonomisinin derhal bir doz adrenaline ihtiyacı var. Bunu sağlamak için Avrupanın Marshall tarzı altyapı harcama planı hazırlaması gerek. Atinanın borçlarını ödemek için akıtılan paralar gözönüne alındığında bu, çok cüzi kalacak bir meblağ. Bu olmadan, Yunanistan resesyon ve kemer sıkma önlemleri sarmalına dolanmış halde."
Times gazetesinin görüşü de farklı değil. "Yunanistan için hazırlanan kurtarma paketi belki iflası önledi ama ülkenin ekonomik zayıflıklarının aşılmasını sağlamadı." diyor gazete.
Independent gazetesi yazarlarından Patrick Cockburn, Atinadan gönderdiği haberde Yunan halkının kemer sıkma önlemlerini kaldıramaz hale geldiğini yazıyor:
Yunanistanda iyi eğitimli ama az paraya çalışan bir çok kişinin önümüzdeki bir kaç ay içinde işsiz kalmayı beklediğini aktaran Cockburn, "Bir zamanlar intihar oranlarının en düşük olduğu ülke, Yunanistandı, şimdiyse en yüksek oranlar burada görülüyor." diyor.
"Başkent Atinada ruh sağlığı çalışanları Sağlık Bakanlığı binasını işgal etti, ağır kesintilerin hasta bakımına yıkıcı bir etkisi olacağını savundu. Protestocular, kriz nedeniyle intihar oranlarının yüzde 40a ulaştığını söylüyor."
Times gazetesi manşetten yer verdiği özel haberde Suriyedeki krizi ele alıyor. Haberin başlığı "Suriye, çocuklarını katlediyor."
Times, muhabiri Tom Coghlanın tanıklığında Suriye ordusunun acımasızlığının, masum sivillerin hayatlarına nasıl yıkıcı bir etki yaptığını dile getiriyor. Coughlan, yazısında Humusta iki oğlu birden havan topu saldırısında ölen bir annenin fotoğrafını kullanmış: "Hayatta kalan tek oğluna başını yaslamış, gözleri bir tavana takılıp kalıyor, bir iki oğlunun cansız yatan bedenlerine. Olduğu yerde sallanıyor ama tek bir ses çıkarmıyor." diyor Times yazarı. Gazetenin baş yazılarından birinin başlığı ise: İnsanlığa karşı suç.. Times, Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esadın Uluslararası Ceza Mahkemesine sevkedilmesi gerektiğini yazıyor.
Financial Times gazetesi ise Obama yönetiminin dün ilk kez Suriyeli isyancılara doğrudan yardım sağlanabileceğini ima eden ifadeler kullandığına dikkat çekiyor. Amerikan Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Victor Nuland, en doğru yaklaşımın siyasi bir çözüm olduğunu belirtirken, "Cumhurbaşkanı Esad baskılara boyun eğmezse, ek önlemleri gözönüne alabiliriz." diye konuşmuştu.
Independent yazarlarından Kim Sengupta ise Antakyadan gönderdiği haberde, Suriye güçlerinin isyancıların fiilen kontrolü sağladıkları, Türkiye sınırına yakın noktalara saldırı başlattığını yazıyor.
Yazar, burada Türkiyeden Suriyeye güzergahların devrimcilere malzeme sağlamakta kullanıldığını belirtiyor ve çatışmaların bu güzergahlardan kimilerinin kapanmasına neden olduğunu dile getiriyor.
Guardian gazetesinin manşet haberi, Somaliye ilişkin özel bir haber. "İngiltere, Somalili isyancılara hava saldırısı seçeneğini değerlendiriyor." diyen Guardian, Somalideki korsanlar ve İslamcı isyancıların kaygı yarattığını belirtiyor: İngiltere ve Avrupa Birliği ülkelerini endişelendiren bu durum yetkilileri bu grupların lojistik merkezleri ve eğitim kamplarına yönelik hava saldırısı düzenleme olasılığını düşünmeye yöneltti.
Savaş planlarının şimdilik çekmecede tutulduğunu belirten Guardian, bu tablonun İngiltere hükümetinin huzursuzluğunu gözler önüne serdiği yorumunu yapıyor.
Guardian ayrıca yarın İngiltere hükümetinin evsahipliğinde Londrada Somali konulu uluslararası bir konferans düzenleneceğini hatırlatıyor.
Guardian askeri bir saldırı olasılığının gündeme getirilmesi halinde kabul edeceği düşünülen ülkeleri ise İngilterenin yanı sıra Hollanda, Fransa ve Amerika Birleşik Devletleri olarak sıralıyor.
Daily Telegraph da yine özel haberinde Londrada düzenlenecek konferansta oluşturulacak "istikrar fonuna" İngilterenin 20 milyon sterlin katkı sağlayacağını, söz konusu fonun yeni hükümetin, El Kaideden kazanılan bölgeleri koruması için harcanacağını yazdı.
İngiltere gazeteler, dünyaca ünlü müzayede salonu Sothebysin bu yıl alışılmadık bir eseri sanatseverlerin beğenisine sunacağını duyuruyor.
Norveçli ressam Edward Munchın "Çığlık" adlı eseri, Mayıs ayında New Yorkta müzayedeye çıkarıldığında sanat dünyasında sarsıntı yaratmaya aday. Independent gazetesi, eserin 80 milyon dolara alıcı bulmasının beklendiğini yazıyor.
Gazeteye bilgi veren Sothebys yetkilileri ise eserin fiyatının 80 milyon doları dahi aşabileceğini söyledi.
"Modern zamanların Mona Lisası" diye anılan Çığlıkın dört versiyonu bulunuyor. Kalan üç versiyon da Norveçte sergileniyor.
